15 Ocak 2012 · 13 · 1 yorum

Bu yazıda bahsedilen kişi “tamamen” hayal kaptanı olup gerçek kişilerle zerre alakası yoktur.

Fazla uzatmadan girelim; Galatasaray’da oynarken en yüksek ücreti aldığından, en çok sorumluluk alması gerektiği sezon sakatlık bahanesiyle Behlül ile maç izlemesinden, 10 numarayı sırtlamasından, kaptan olma(ma)sından, çevresindeki fenerli ağabeylerinden hiç bahsetmeyeceğim. Zira bunlara dair yorum da yapmayacağım, hepsi birer durum tespiti olarak kalsın. Öküz altında buzağı da aramayacağım, zira buzağı’nın öküzün değil, tosun’un, hem de çubuklu olanının altında olduğunu anlamayan kalmamıştır artık. Her yeni gün, üzerine koyarak ilerliyor “bu” çubuklu buzağı. Koşar adımlarla ağabeylerini takip ediyor. Onlarla arasındaki farkı kapadıkça ben rahatlıyor, o konuştukça ondan kurtulmanın verdiği dayanılmaz hafifliğin tadını çıkarıyorum. Her konuşması aslında nasıl bir habis olduğunu gözler önüne seriyor. Habis’ten kurtulmak bir yana dursun, yara kapandı kapanacak hale geldi ama “bu” çubuklu buzağımız bu durumdan rahatsız olmuş olacak ki, bugün bir tv kanalına Lefter’in vefatı üzerine konuşmak için bağlanmışken hikmetini bilmediğimiz bir şekilde konuyu ismini, cismini bilmediğimiz bir kulübü “bu” ile sıfatlandırarak başlıyor giydirmeye. Giydiriyor ama hangi kulüp olduğunu açıkça söylemiyor, söyleyemiyor. İsim vermeden işaret sıfatı ile betimledikten sonra itham ediyor yetiştiği kulübü. Sonra mı? sonra herkes öfkeyle, nefretle yanlış yaptığından bahsetmeye başlıyor orada burada. Ben ise ne öfke duyuyorum ne de nefret ediyorum “bu” çubuklu buzağı’dan artık. Ona karşı olan nefretimi, öfkemi çoktan tükettim, sıramı savdım, rahatladım.

Sahi ya; resimdeki “bu” çubuklu buzağı’yı tanıyanınız var mı?

"Tosun Altında Buzağı Bulduk!" yazısına 1 Yorum yapılmış.
haz etmem rapidden yazmış bi'şeyler:

“bu kulüp” hitabı bence gereğinden fazla abartıldı. şu açıdan da bakılabilir: arda atletiko madrid’de olmasına rağmen galatasaray’dan “bu” kulüp diye bahsediyor. “o” kulüp değil.

o konuşmada esas sıkıntı o değil. ordaki esas sıkıntı arda’nın sürekli biçimde haftada bir galatasaray’a laf atması. beni “bu kulüp” lafından daha çok hayrete düşüren şey, konuşma esnasında konuyu değiştiriken birden “ama şimdi çok mutluyum, çok huzurluyum” diyerek atletiko günlerinden övgüyle bahsetmesi. madem mutlusun huzurlusun, ne ayaksın ki kalkıp her hafta bir açıklama peşindesin?

neresinden tutsan elinde kalıyor. zamanla kendisini savunan galatasaraylıları da kendinden soğuttu – ki bunlardan biri benim. bir gün arkasına baktığında sadece ajun – emocan – iblis üçlüsünü gördüğünde de büyük ihtimal “gaassaray kaybeder yanee işte” der.

Yorum yap



Okuduğunu anlamayanların yorum yapması yasaktır!

Sorosçu Aslanlar ® · Copyright © 2010 · Tübilmer · RSS2 · RSS · Atom · RDF
Kayıt Ol · Şifre Neydi?
Zamanlama çok açısından manidar
Ocak 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara   Şub »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031