03 Ekim 2011 · haz etmem rapidden · 2 yorum

- Moral üstünlüğü ele geçiren Galatasaray’ın oyunu ne kadar rahat oynayabildiğini, rakip takıma şans vermeden maçı bitirebildiğini gördük.

- Selçuk İnan belli bir dakikadan sonra çok sırıttı. Orta alanda pres yediğinde hala tam olarak ne yapacağını bilemiyor. Çalım atmak zorunda kaldığı bazı pozisyonlarda istisnasız çuvalladı.

- Felipe Melo benim sezon başından beri korktuğum bir isim. Şu dakikaya kadar beni yanılttı. Ankaragücü maçında hatasız oynaması bir yana, hücum – savunma dengesini çok iyi kurdu. Hamle zamanları şahaneydi. Havadan yerden her hamleyi zamanında yaptı. Umarım ilerleyen zamanda gereksiz arızalar çıkarmaz.

- Elmander bu oyunla devam ederse sezonda 10 golü geçemez. Mükemmel bir takım oyuncusu. Öyle ki, savunmadan adam eksilse Elmander’i o anda orda görüyoruz. Her yerde oynayabiliyor. Esas mükemmel transfer kendisidir. Solda, ortada, santrforda her yerde kendisi var. Her yerinden öpüyorum Elmander!

- Gökhan – Ujfalusi tandemi mükemmel olacak. Şu an vasat. Gökhan Zan’ı özellikle izliyorum. Bu adama hala ezbere menfi eleştiri getirilmesi kanıma dokunuyor. Ankaragücü maçında yaptığı kritik hamleleri ben sayamadım. Savunmada ukalalık etmeden liderliği Ujfalusi’ye bırakıyor. Muslera’dan da, Ujfalusi’den de öğrenmeye bakıyor. Adını anmak istemediğim o adam gibi “her şeyi ben yapacam, zira ay em dı süpermen” demiyor.

Bu arada, Ujfalusi beni sağlam göt etti. Geldiğinde sinirlenmiş, “ala ala bunu mu aldılar?” demiştim. Ala ala iyi ki bunu almışlar. Soğukkanlı, güçlü, zeki, ayaklarına hakim, edeleli.

- Kanatlar Ankaragücü maçında iyi çalıştı lakin; Riera hala alışma evresinde. Hakan Balta gittikçe daha iyi olacak. Riera her ne kadar vasat/vasat altı oynasa da oyun karakteriyle Hakan’ı rahatlatıyor. Hz. Kalli döneminde bile bu kadar hücuma katılmıyordu Hakan. Ankaragücü maçında bazı ufak kademe hataları oldu ama olsun. Gökhan da Hakan da yıllardır Servet’le oynuyorlar. Alışamadılar Ujfalusi’ye. Güvenleri geldikçe hepsi birlikte iyice iyi olacaklar.

Reyizle ilgili yorum yapmayacağım. Abdestim yok.

- Engin Baytar. Sakin olmalı sanırım biraz. Çok fazla koşuyor. Normal bir şey değil bu. Bu kadar fazla koşarsa tehlikeli bir sakatlık geçirebilir. Bu elbette kendini Terim’e kanıtlama çabası. Zaten yetenekli adam. Orta alanın ortasında “maestro” gibi oynayabilecek bir yetenek. Melo – Selçuk – Engin üçlüsü sezonun ikinci yarısına kadar istikrarlı biçimde yan yana oynarlarsa, ikinci yarı orta alanımız arkasında Şahi Topu barındıran Çin Seddi gibi aşılmaz olur. (Benzetmeye bak, bok gibi.)

- Kazım x 2, düzenli ilk 11′e alışamadı. Bir iyi bir kötü. Beni göt eden ikinci adam. Geldiğinde bu kadar uysal bir Kazım olacağını sanmıyordum. Tebrik ediyorum. Çok hırslı, yabancılar onun sayesinde takıma daha rahat alışıyorlar. Takımı sevdiği belli. Terim’e saygı duyduğu belli. Uğraşıyor, didiniyor. Savunmada O’nu sürekli rahatlatıyor. Oyun içndeki etkinliğini istikrara oturtursa her şey tam olacak.

- İkinci golden ilk yarının sonuna kadar olan Ankaragücü baskısı dönemi önemli. Takım skoru koruma güdüsüne döndü. Hala ve hala endişe hakim. Allah’tan savunmada Ujfalusi, orta alanda Melo her yerde insiyatif aldılar. İkinci yarı başlar başlamaz baskı durumuna geçti takım.

- Takımdaki hareketsizlik sorunu sürüyor. Pası atan izliyor. Olmaz öyle. Bazan uyku moduna geçiyor bazı oyuncular. Özellikle öne geçtikten sonra bu durum sıklaşıyor. Elimizde lider ruhlu oyuncular olduğu için bu süreçler aşılır ama oyun karakterinin oturması lazım. Esas yapılması gereken Selçuk’u rahatlatacak varyasyonlar. Selçuk daha rahat oynadığında takım daha iyi organize olabilir. Bulduğumuz gollerin biri duran top, diğeri penaltı, diğeri kontraatak. Bu bile Terimistik karakterin oturmadığının göstergesi.

Zamanla olacak.

- Terim’in cesareti: 2 – 0 öndeyken ve Ankaragücü topu tüfeği alıp saldırmak isterken Fatih Terim ne yaptı? Önce Baros’u oyuna alıp hücum karakterli oyuncu adedini çoğalttı. Ardından sola geçen Elmander’i çıkartıp santrfor Sercan’ı aldı ve forveti ikiledi. Baros – Sercan ikilisine karşı sıkıysa topu tüfeği al çık. Yemez. Terim’in neden ısrarla forvet istediğini de gittikçe iyi anlıyoruz.

Büyük adam. Gerçekten büyük adam.

- Servet n’olur futbolu bırak!

"Gidişat" yazısına 2 Yorum yapılmış.
naergon yazmış bi'şeyler:

zan’a bir iki ay öncesine kadar, hatta bir iki hafta öncesine kadar ben de desteksiz sallıyordum onu itiraf etmem lazım. o da çok nadir oynadığı için. ya sakat ya yedek takıldığı için neredeyse beşiktaş döneminden kalan aksaklığı ve hatalarıyla değerlendiriyorduk. en sonunda düzenli oynamaya başlayınca dardanel-antep dönemindeki sağlam, ne zaman ne yapacağını bilen stoper haline geri döndü.

servet döner dönmez forması hep garantiymiş gibi takıma girmezse zan sezon sonuna kadar bırakmaz o formayı. fatih terim de iki maçtır gol yemeyen savunmayı sırf servet zararlısı iyileşti diye bozmaz. sene sonuna doğru “ben avrupa’ya gidicem, bak giderim!” yakarışları gelir servet’ten.

haz etmem rapidden yazmış bi'şeyler:

http://gss.gs/783753

servet hakkında son söz söylenmiştir.

Yorum yap



Okuduğunu anlamayanların yorum yapması yasaktır!

Sorosçu Aslanlar ® · Copyright © 2010 · Tübilmer · RSS2 · RSS · Atom · RDF
Kayıt Ol · Şifre Neydi?
Zamanlama çok açısından manidar
Ekim 2011
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eyl   Ara »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31