Galatasaray’a giriş dersine bugün itibariyle başlıyoruz.Öncelikle yönetici ve futbolcular için devam zorunluluğu vardır. Gelmediğiniz her ders maaşınızdan, itibarınızdan kesilecektir. Taraftarların derse girmesi tavsiye edilir ama zorunlu değildir. Devre arasına kadar hızlandırılmış olarak dersler verilecektir. Haftada 2 post.
Devre arasında tatil, Ligin ikinci yarısı ile haftada bir post yazılacaktır.
Sezon sonunda hepinizin sınıfta kalması kesin olacağı için tek not F olacaktır. Bu demektir ki dersi her sene tekrar alabilirsiniz.
Fazla uzatmadan başlayalım.
1) Galatasaray Türkiye’nin en büyük spor kulübüdür. Bu demektir ki sadece futboldan ibaret değildir burası. Sen yönetici olarak Gökhan Zan ve Serdar Özkan’a verdiğin paralarla bayan basket ve bayan voleybol takımlarına sınıf atlatabilirsin. Her sene Fener’e geçilmekten kurtulabilirsin.( Geçilmek diyorum Yenilmek değil. Çünkü bizi geçen Fenerbahçe bu branşlarda her sene şampiyon oluyor.)
2) Galatasaray kifayetsiz adamlarla doldurulacak bir yer değildir. Bu demektir ki Mehmet Helvacı, Adnan Sezgin, Ahmet Dedehayır gibi adamların hobisi olmak için çok önemli bir yerdir
3)Galatasaray akıl ile yönetilir. Göt korkusuyla değil. Sen 5 yedi diye Skibbe yi kovarsan Bülent Korkmaz sene sonu 5. bitirir ligi. Rijkaard ı kovduğumuzdan beri 5 haftada 1 galibiyet 1 beraberlikle geçirilen sürenin hesabı da Hagi’den değil senden sorulur.
4) Galatasaray kişisel egoların, hiziplerin, ben yaptımcılığın yeri değildir. Öyle olduğu için tarihe TT Arena yı açan adam olarak değil, 30 yılın en kötü takımını kuran adam olarak geçersin.
5) Galatasaray vizyonun, sabrın, projenin hakim olduğu, bu ülkenin gerçek anlamda batı stili yönetilen tek kulübüdür. Sen bir proje yaparsın, O projenin gerçekleşmesi için gerekli koşulları sağlamak ” yönetici ” olarak senin sorumluluğundur. Frank Rijkaard’ı getirirken hangi yetkilerle nerelere getirdiğini bilmek, gerekirse ekstra bir yönetici atamak, senin birincil görevindir.
Arkalarda oturan futbolcu kardeşlerimiz önümüzdeki maça kadar sizinle konuşacağız. Gelin oturun buraya. Yüzünüzü göreyim. Servet sen maskeni tak. Tükürmek istiyorum suratını gördükçe.
1) Sizin tek amiriniz teknik direktörünüzdür. Balta sana söylüyorum, Servet sen anla.
2) Ne kadar kazma olursanız olun, vurdumduymazlığınız ve iki yüzlülüğünüz kabul edilemez. Mustafa Sarp, sakatsın diye kurtuldun sanma , oynadığın ilk maçta yuhalanacaksın. Çünkü korkaksın, hayaletsin, çaba göstermiyorsun ve sadece kendini düşünüyorsun.
3) Galatasaray’lı futbolcu taraftarın nefret ettiği adamlarla bu kadar alenen takılamaz. Arda’cım, canım ciğerim, Acun ve Emre abilerinle PES oynayacaksan gizli kapaklı yap. Kanımıza dokunuyor.
4) Otobüsün arkasına oturup, makara yapmak kolay. Ama orda takım yapmak sizin işiniz değil. Hakan abiniz yanlış biliyor.
5) Oynadığınız formaya saygınız yok bu belli. Ama oraya gelip, sizi izleyen insanlara saygısızlık yapamazsınız. Hakan Balta sen maçta atmadığın deparı, çıkış tüneline giderken atıyorsun. Sen kimi kandırdığını sanıyorsun piç?
6) Bundan sonra izinler kalktı, sezon sonuna kadar hergün kamp var. Florya’da antremandan sonra 2 saat ingilizce dersi verilecek.
7) Takımdaki yabancı oyuncuların oda arkadaşları yabancı değil, yerli olacak.
Arda – Pino
Ayhan- Elano
Cana-Ayhan
Balta- Lucas
İnsua-Sabri
Kewell-Sarp
Baros-Servet
Geri kalanlar dönüşümlü olarak kalıcak. Her hafta rotatif bir şekilde oda arkadaşları değişecek.
8- Yemekler hep beraber aynı uzun masada yenilecek. Her hafta bir sinema filmine beraber gidilecek
9) Hapishanelerdeki “conjugal visit” olayına başlanacak. Karınız, Sevgiliniz Aileniz, geldiğinde haftada bir gün onunla geçirmeye izniniz olacak. Ailesi şehirde olmayan adama Skype bağlantısı sağlanacak.
Şimdilik bu kadar. Sıkı yönetim.